bisikletle dünya turu nasıl yapılır
footballexe104 (@football.exe104) adlı kişiden TikTok videosu: "Dünya turu nasıl yapılır ? 🤔 #beniöneçıkart #tiktok #soccer #cristianoronaldo #goat #reels #messi #ronaldo #premierleague #championsleague #futbol #ancelotti #viniciusjunior". orijinal ses.
OMÜVakfı Koleji İngilizce zümresi ve öğrencilerinin düzenlediği İngilizce etkinlikte, öğrenciler bisikletle okul bahçesinde mini bir dünya turu attılar. Okul bahçesinde belirli yerlere yerleştirilen ve her birinin bir şehri temsil ettiği turist bilgilendirme istasyonlarında karşılaşan öğrenciler, şehirler hakkında
Bisiklet tutkunu aile 8 ayda 11 ülke gezdi İtalya'dan bisikletle yola çıkan Vallin ailesi, yeni yerler görme ve spor yapma imkanı buluyor.
Dünya turu Çin'de tamamlanacak. Nono Konopka, Almanya'dan bisikletle başladıkları dünya turunu Çin'de tamamlamayı planladıklarını söyledi.
Arkadaşlardediklerime dikkat ederseniz 1 hafta sonra faydasını görürsünüz. Evde kal Türkiye :))
Meilleur Site De Rencontre Gratuit 2014. 26 Eylül Pazar Saat700 Belediye Meydanı Seydişehir, Ahırlı, Harmanpınar, Dere, Bozkır, Seydişehir 109 km. Tamamen asfalt parkur… Öğle yemeğini Bozkır’da lokantada yiyeceğiz. Gidiş 58 kilometre olduğundan yanınıza kuruyemiş ve atıştırmalık alabilirsiniz… Topluluk Halinde Bisiklet Sürerken Nelere Dikkat Etmeliyiz Topluluk Halinde Bisiklet SürüşüHer spor branşında olduğu gibi bisiklet sporunun da kendine özgü kuralları vardır. Bireysel olarak yapılan bir spor olsa da, bisiklet aynı zamanda toplu olarak da yapılan bir spordur. Profesyonel bisiklet yarışçılarının nasıl kuralları varsa, amatör olarak bisiklet turları yapan grupların da kuralları genel olarak, doğayla bağ kuran, otantik benliğine bağlı, saygılı, naif, sevgi dolu insanlardır. Bisikletçi olmak sadece spor yapmak demek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve kültürdür. Bisikletçi her zaman dikkatli davranmalı, gruba yeni katılanlara da iyi örnek olmalıdır. Spor ya da başka bir amaç için bir araya gelen kişilerin ilk başta dikkat etmeleri gereken şey nezaket kurallarıdır Selamlaşmak, saygılı davranmak, iyi niyetli pozitif olmak, başkalarını rahatsız etmemek, ortak kullanıma sunulan malzeme ve çeşitli imkanların tüm grup üyeleri için olduğunu akıldan çıkarmamak… Özellikle yeni tanışılan insanlarla siyaset, din, ideoloji gibi konularda tartışmamak, konulan tüm kurallara uymak gibi… Tura uygun ekipmanla katılmak Tura çıkmadan önce bisiklet bakımları yapılmalı, lastiklerin patlak olup olmadığı kontrol edilmelidir. Yedek lastik, yama, alyen gibi tamir seti bulundurulmalıdır. Hava durumuna uygun giyinilmeli, yağmurluk, rüzgarlık gibi kıyafetler de alınmalıdır . Uzun turlarda yedek kıyafet almak da sağlıklı olacaktır. Rota planına sadık kalmak Daha önce grup lideri tarafından ya da ortak kararlaştırılan rotadan, yolun kapalı olması veya olağandışı yağış, fırtına gibi engeller olmadığı sürece, sapılmamalı ve programa riayet edilmelidir. Yağmur ya da kar gibi farklı doğa olaylarında “hasta olacağız, dönelim” gibi olumsuz sözcüklerle grubun morali bozulmamalı, görülen olumsuzluklar grup lideri ile paylaşılmalıdır. Grubun ortalama hızına uymak Tur öncüleri ya da ekip lideri hızı ekibin ortalama kondisyonuna göre ayarlamalıdır. Öncelikle bisiklet turlarının yarış ya da performans gösterme fırsatı olmadığının farkında olunmalıdır. Haydi haydiciler ve yarışçı edasındakilere diğer ekip üyeleri hayran olmazlar, bilakis itici olarak algılarlar. Turlarda kesinlikle öncü geçilmemeli, artçının zaten arkada kimseyi bırakmayacağı unutulmamalıdır. Ani hareketlerden kaçınmalı Grup sürüşlerinde, sağa sola ani dönüşlerden kaçınılmalıdır. Önden gidenler sert fren yapmamalı, durulacağı zaman grup ikaz edilmelidir. Öndeki bisikletliyi illaki geçmek gerekiyorsa “soldayım” “sağdayım” diyerek uyarmalıdır Bisiklet El Kol İşaretleriBisiklet El Kol İşaretleriBisiklet El Kol İşaretleriBisiklet El Kol İşaretleri İşaret vermek ve işaretlere uymak Durulacağı zaman ve dönüşlerde el kol işaretleriyle ve sesli olarak ekiptekileri ikaz etmeli, bisiklet el kol işaretlerini öğrenmeli ve diğer arkadaşların ikazlarına da uyulmalıdır. Gruptan ayrılmamak Eğer bir grupla tura çıkılıyorsa, tur bitişine kadar normal şartlarda gruptan ayrılmamalıdır Turu düzenleyen kişiler ve sizi davet eden kişiler sorumluluk hisseder, sizin için endişelenirler. Gruptan ayrılındığı takdirde, her hangi bir kaza ya da arıza durumunda özellikle ücra yerlerde yardımsız kalabilirsiniz. Bütün bunların yanında anlayış, saygı, samimiyet ve muhabbet her şeyin ilacıdır. Herkese kazasız, sağlıklı, keyifli turlar dileriz.
Bisikletleriyle İsviçre’den yola çıkan 2 kafadar turistin yolculukları devam ediyor. Yaklaşık 2 ay önce İsviçre’den yola çıkan ve yaklaşık 4 bin kilometre yol kat eden maceracı Hans Peter ile Slelav Hursak, dünya turu kapsamında yolculuklarına devam ediyor. Yunanistan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye giriş yapan turistler, sırasıyla İstanbul, İzmit, Yalova, Ankara, Kapadokya, Sivas, Erzincan, Erzurum, Ağrı, Artvin üzerinden Tiflis, buradan da Azerbaycan’a geçecekler. Turistlerin yolculukları ise Azerbaycan’ın Bakü kentinde bitecek. Yaklaşık 2 ay önce ülkelerinden yola çıktıklarını ve yolculuklarını Bakü’de bitireceklerini ifade eden turistler, ziyaretleri sırasında Türkiye’nin güzelliklerini de gördüklerini söylediler. Türkiye’yi sevdiklerini belirten turistler, çok güzel bir coğrafyada yer aldığını ifade ettiler.
Haberler > Dünyanın Bisiklet Dostu 10 Şehri - 2325 - 1925 Dünyanın Bisiklet Dostu 10 Şehri Yaşadığınız şehirler bisiklete olan bakış açınızdan tutun seçeceğiniz bisiklete kadar her şeyi etkiliyor. Yola çıktığınızda neyle karşılaşacağınızı bilmek zorundasınız ve düzenli bisiklet kullanabilmek için kentinizin şartlarına uymak tek şansınız. Peki ya yaşayacağınız şehri seçebilme şansınız olsaydı? Hangi şehri seçerdiniz, hangisi bisikletle yaşam için daha uygun olurdu? İşte bu hayali fikir üzerine sizin için dünyanın bisiklet dostu şehirlerinden bir derleme yaptık. Kaynak 1. New York Bu mega kenti pek çok yönüyle tanıyoruz aslında. Hollywood sektörü çok çeşitli açılardan New York şehrini hayatımıza entegre etti. Çok kültürlülük, turistik yerler ve müzeler açısından oldukça sevilen ve rağbet edilen bir şehir turistler açısından. Peki nüfusu 9 milyona yaklaşan bu koca kentin bisiklet karnesi nasıl? New York trafiği pek çok eleştiriye malzeme olduğu için belki aklımıza bisiklet kullanıcıları için zorlu bir şehir olduğu gelebilir. Ama kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki bisikletle dost kent listelerinde Amerika’da zirvede yer aldığı gibi dünya sıralamalarında da oldukça iyi Michael Bloomberg yaptığı şehir düzenlemeleri sayesinde geçtiğimiz beş yıl içerisinde New York, bisikletçiler için oldukça iyi bir şehir haline gelmiş. Yayalar ve motorsuz taşıtlar için kilit öneme sahip bazı noktalar araç trafiğine kapatılmış. 560 kilometreden fazla bir mesafe boyunca yollar yeşile boyanarak bisikletlilere ait yol yapılmış. Pek çok bisiklet istasyonu 1000’i aşan bisiklet sayısıyla herkese açık bir şekilde hizmette. Belki de tüm bunların içerisinde en önemli şey tüm bu çalışmaların artarak devam etmesi ve toplumun bisiklet kullanımına özendirme çalışmalarının gelecek programında yer alması. 2. Amsterdam Hollanda’nın bu güzel şehri bisikletle az ya da çok iligisi olan herkesin imrenek bahsettiği bir yerdir muhakkak. Pek çok araştırmada Avrupa’nın ve Dünya’nın bisiklet açısından en iyi şehri olarak görüyoruz Amsterdam’ı. Şehir trafiği bisikletlilerle tamamen entegre bir şekilde. Bunu yayaların güvenliğini korumak için konulmuş bisiklet hız sınırı tabelalarından bile anlamak mümkün. Bisikleti araba gibi hayatınızın doğal bir parçası olarak kullanmak istiyorsanız Amsterdam’dan iyisini bulmak çok zor. Ama bisiklete spor olarak bakıyorsunuz ve heyecan arıyorsanız sıralamalar sizin için birden değişebilir çünkü Amsterdam’da ilgi şehir bisikletleri ve katlanabilir bisikletler üzerine. 3. Sevilla Sevilla modern şehir planlamalarında bisiklet açısından gelişen şehirler kategorisinde. Düzenli olarak artan altyapı hizmetleri, bölünmüş yol mesafesi gibi parametreler açısından sürekli yükselişte İspanya’nın bu güzel şehri. Turizm potansiyeli ve ülkenin iklimi de göz önüne alındığında birden fazla bisiklet kategorisinde oldukça cazip bir şehir olacağına kesin gözüyle bakılıyor araştırmacılar tarafından. Hala çözülmesi gereken meseleler olsa da gelecek için büyük umut vaat ediyor gelişmeler. 4. Chicago Yasal düzenlemelerle alt yapı çalışmalaranın paralel ilerlediği şekilde bisiklete olan talep de artmakta. New York’un çıktığı düzenleme çalışmalarında, Chicago şu anda en büyük Başkanı Rahm Emanuel ilk etapta 160 kilometrelik bölünmüş bisiklet yolu projesiyle çıkmış yola ve aşamalı bir organizasyonla şehir bu yolda devam edecek gibi gözüküyor. Bisiklet paylaşım istasyonlarında var olan bisiklet sayısı 572 ile biraz az gözükse de şehrin nüfusu ve bisiklet sayısı oranına bakıldığında diğer Amerikan şehirlerinden kesinlikle geride için belki de en ilginç konu yasal düzenlemeler. Şehir’de arabanız olduğunu düşünün. Arabadan inmek için biraz dikkatsizce kapınızı açıyorsunuz ve bir bisikletli açtığınız kapıya çarpıp kaza yapıyor. Böyle bir durumda ödeyeceğiniz cezanın tutarı 1000 dolar. Eski yasalarda 500 dolar olarak tanımlanmış ceza yeni düzenlemelerle iki katına çıkmış. Tabi cezalar tek taraflı değil. Trafik ışıkları gibi bisikletlilerin pek de dikkate almadığı kuralların çiğnenmesi durumunda ise tanımlanan cezalar tam dört katına çıkartılmış. İşte bu tarz hamlelerle şehir sakinleri bisikleti tekrardan keşfetme yolunda bir devrim yaşıyorlar diyebiliriz. 5. Bordeaux Ülkelerin yüze ihtiyaçları vardır ve taşıdıkları tüm değerleri bu şehirlerde sergileyebilirler. Yapay ya da doğal tarihsel olarak oluşur bu yüzler. İşte Bordeaux’da da böyle bir şehirdir Fransa için. Yakın zamana kadar bisikletle ilgili kamuoyu yoklamalarında Bordeaux’u çok sık göremiyorduk ama son 4-5 yıl içerisinde yaptığı ataklarla adından sıkça söz ettirmeye başladı. Bu ataklardan belki de en önemlisi Tramvay hamleleri. Çünkü araştırmaların bize gösterdiğine göre Tramvay ağı güçlü olan şehirler zaman içerisinde güçlü bisiklet şehirlerine dönüşüyorlar. Bordeaux’un Tramvay ağı yapılan yatırımlarla müthiş hale gelmiş. Bisiklet ağına destek olarak ise Vcub adı verilen bisiklet paylaşım sistemi kurulmuş. Bu ulaşım olanakları, bisikletle ulaşımı çok ciddiye alan bir zihniyetle birleşince ortaya çıkan tablo şehir bisikletçiliği için mükemmel oluyor. Yapılan çalışmalara ve şehrin ivmesine bakıldığında çok yakın bir zamanda listelerde zirveyi zorlayacağı ve hatta ele geçirebileceği düşünülüyor. 6. Washington Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasal üssü ve başkenti olan Washington, bundan 5 yıl öncesine kadar bisikletli ulaşım açısından neredeyse bir çölmüş. Ta ki Washington Bölgesi Bisiklet Birliği “Nehrin Doğusu” projesine başlayana kadar. Bu projeyle birlikte insanlara ücretsiz tamir merkezleri ve bisiklete binme kursları sunulmuş. Gönüllü mekanizması devreye girmiş, İnsanlar kendilerini gösterip bisikletle alakalı arkadaşlarını da çağırarak kamuoyu yaratılmış. Ailelerin tamamı bisikletlerini de getirmiş etkinliklerine. Tüm bu çalışmalardan sonra beş yıl öncesine kadar bir kaç bisiklet yoluna sahip olan ve hiç bisiklet dükkanı bulundurmayan şehir büyük bir dönüşüm geçirerek barındırdığı motorsuz taşıt ulaşımı potansiyeline kavuşmuş ve listelerde daha da ilerleyecek gibi. 7. Malmö İsveç’in 3. Büyük şehri olan Malmö’nün en önemli dinamiklerinden biri pek çok kuzey şehrinde olduğu gibi ekonomik etmenler. Ama ekonomik durum şehrin tek dinamiği değil. Yenilikçi iletişim anlayışı ve şehir insanlarının kollektif bir şekilde şehirlerini geliştirmek istemeleri diğer iki büyük etken kentin gelişiminde. Şehir, önümüzdeki altı yıl için 47 milyon euroluk bütçe ayırmış trafik düzenlemeleri ve bisiklet kullanımı özendirmek amacıyla. Bunun dışında “Saçma Araba Tuzaklarına Hayır!” adıyla diğer şehirlerle etkileşimli bir halde bir kamya da yapılan en önemli yeniliklerden biri de bisiklet yollarına isim verilmesi. Bu adres tariflerinin yanı sıra gps sistemleri içinde oldukça önemli bir uygulama. 8. Dublin Her gün aynı olayların yaşandığı bir ülkede yüzlerce yıl bir gün gibidir ve siz sadece bir günü anlatarak bütün bir tarihi kucaklayabilirsiniz. Belki de bu yüzden James Joyce, Ulysses’de sadece bir günü anlatmıştır. Biz Türkçe’den okumaya çalışan insanlar olarak belki de bir dil farklılığı yüzünden bir kitabı tam anlamıyla anlamak, hatta bitirmekten mahrum kalıyoruz. İşte İrlanda’nın hikayesi de bir türlü bitmiyor. Bisiklet anlamında pek çok adım atmasına ve Dublin’in bisiklet dostu bir şehir olarak anılmasına rağmen hala şüpheyle yaklaşılıyor şehre. Ama yine kent, son hız ilerlemeye devam ediyor ve oldukça başarılı bir bisiklet paylaşım ağına sahip. Potansiyeli bu anlamda en yüksek şehirlerden biri. 9. Tokyo Dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan Tokyo’da indekslere göre bisikletle ulaşım rahatlığı düşse de şehir hala çok büyük bir bisiklet dostu. Şehirde Motorlarla birlikte bisikletle ulaşım kentte oldukça popüler. Bisikletçiler Tokyo’da park sorunu neredeyse hiç yaşamıyorlar. Tokyo yönetiminin en önemli planlarından biri bisikletle ulaşıma destek oluşturmak için metronun kullanımını 24 saate çıkarmak. 10. San Francisco ABD şehirlerinin listedeki ağırlıkları göz önüne alındığında kapanışı yapmak ABD’den bir şehre yakışsa gerek. Köprüsüyle ünlü bu şehrin planlı yerleşimi bisikletçiler için de büyük bir olanak. Bir milyona yaklaşan bir nüfusu olmasına rağmen bisiklet paylaşım istasyonlarının barındırdığı bisiklet sayısı oldukça dikkat çekici. 2400’e yakın bisiklet aktif hizmette. Tüm listelerde yükselişini sürdürüyor ve bisikletle alakalı projelere ayrılan fon iki katına çıkarılmış. Eh ne diyelim? S. Franciscolu bisiklet severler için her şey yolunda.
Bisikletçiler olarak hepimizde bir yarış tutkusu var değil mi? “varya az daha pedala basabilsem Cavendish’i geçicem ama…” işte tam bu kafadan bahsediyorum. Gittiğimiz süratleri pro peleton sporcularıyla kıyaslamalar, takım formaları giymeler vs. hepimiz bu işten fazlasıyla keyif alıyoruz. Fransa bisiklet turu başladığında işi gücü bırakıp Tv karşısına geçiyoruz, kamera Fransa’nın eşsiz doğa güzelliklerini göstermeye başladığında “abi yapma ya, bana Cadel Evans’ı göster, napıcam ben otu çimeni” dediğimiz çokça oluyor… Onlarca sporcunun arasında Peter Sagan’ı Mark Cavendish’i görmek için çabalıyoruz, Sagan neden yavaş gidiyor, Cavendish neden grubun en önünde değil, şu kaçış grubu dedikleri adamlar neden hep en önde gitmelerine rağmen birçok yarışı rakiplerine fark atarak bitirmiyorlar… Bunları pek düşünmeden takımlara, sporculara ve altlarındaki bisikletlere odaklanıp izliyoruz belki 🙂 Halbuki bisiklet yarışı öyle bisiklete bindin, pedala bastın hadi koçum bacaklarına kuvvet bir olay değil 🙂 Bu yazımızda değineceğimiz konu “Fransa Bisiklet Turu”. Umarım keyif alırsınız çünkü benim için düşünmesi, dile getirmesi muazzam keyifli bir konu bu. Öncelikle izlemeye çalıştığımız yarış, bisiklet dünyasının en saygın, en prestijli, en fıtıfıtılı ? bisiklet yarışı. Öyle ki birçok takım bu yarış için ayrı reklam alıyorlar. Yani bütün dünyanın gözü bu yarışın üstünde. Antrenöründen aşçısına kadar herkes ekstra bir çaba içerisinde çünkü herkes “rüya takımı” olmaya çalışıyor. Tour de France’ı ana başlıklarla ele almak gerekirse; Klasmanlar Tour de France, 3 ana klasmanda yarışılan bir bisiklet yarışı. Bu klasmanlar Puan klasmanı, Genel klasman ve Dağ klasmanları. Dağ Klasmanı Dağ klasmanı birincisi Strava’dan da alışık olduğumuz “KOM” king of mountains lakabıyla anılır. Eğer bir yarışçı tırmanış etaplarını başarıyla ve birincilikle tamamladıysa, onu “kırmızı benekli mayo” ile göreceğiz. Puan klasmanı Yarışçıların bitiş çizgisinden ve yarış ortasındaki kapılardan geçiş sürelerine göre belirlenen puan klasmanı birincisini yarış sonunda “yeşil mayo” ile göreceğiz. Düz etaplarda bitiş çizgisinden geçme sırasına göre ilk 15 bisikletçiye 45,35,30,26,22,20,18,16,14,12,10,8,6,4,2 arası puan verilir. Bu puanların toplamına göre puan klasmanı birincisi değişir. Düz, orta eğimli ve yüksek eğimli etaplar olarak 3 ayrı sıralamaya göre puanlar belirlenir. Yüksek eğimli etaplarda daha düşük puan verilir. Genel Klasman maillot jaune Genel klasman cennet bahçelerinin kapılarını sporcularımıza açan bir şey 🙂 Genel klasman birincisi sporcumuzu “sarı mayo” maillot jaune ile göreceğiz. Nedeni ise 1919 senesinde yarışı düzenleyen L’Auto gazetesinin, baskı yapıldığı kağıdın sarı olması 🙂 Genel klasman da diğer klasmanlar gibi süre ile galip gelme esasına dayanır. Yarıştaki tüm etap puanları toplandığında en çok puana sahip olan sporcu “maillot jaune” giymeye hak kazanıyor. Bu mayo bisiklet yarışçıları için bir statü simgesi. Bu klasmanın galipleri genelde sprinter dediğimiz sporculardır. Bir önceki yılın genel klasman birincisi o sene yarışın ilk etabında sarı mayoyu giymeye hak kazanıyor. İlk etap sonrasında ise puanlamaya göre Sarı mayonun sahibi değişiyor. Forma numaraları ve anlamları Forma numaraları 1 ile 9 arasında değişmekte, 1 numaralı forma her zaman takımda birinci olması muhtemelen olan kişiye veriliyor, 2 ile 8 arasındaki forma numaraları ise, genelde yarışçıların soy isimlerine göre a’dan z’ye sıralanıp veriliyor. Beslenme ve hidrasyon Çok uzun süren etaplar sırasında sporcuların karınlarını doyurmaları, susuzluklarını gidermeleri için istasyonlar kurulmuş durumda. Sporcular bu istasyonlardan geçerken, kumanyaları ellerine tutuşturuluyor ve bisiklet üstündeki tempolarını bozmadan yemeklerini yiyip enerji ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Hidrasyon ise bambaşka bir dünya. Bunların dışında bir de, ödüller var ama biz bisiklete spor dalı olarak bakan insanlar olduğumuz için bu bölüme geçmeyelim derim. Şunu belirtmekte fayda var; Tour de France’da çok katı bir ceza sistemi uygulanıyor. Örneğin geçilmesi gereken bir yolu kestirmeden giden bir sporcu bunun için para cezası ödemek zorunda takım bazında. Aynı şey peletonun gerisinde kalmış bir sporcunun, bir takım aracının rüzgârında peletona yetişmeye çalışması konusunda da geçerli. Hakemler bu tip konularda çok nadir iyi niyet göstermekte. Bisikletler konusuna girmek isterdim ama bu fazlasıyla uzun bir konu ancak üstün körü de olsa şunu söyleyebilirim; Yol bisikleti yarışlarında bir ağırlık alt sınırı var. Bu sınır 2000 yılında 6,8 Kg olarak belirlenmiş, ve eğer bir bisiklet bu ağırlığın altındaysa aynakol göbeğine takılan özel ağırlık aparatları vasıtasıyla UCI sınırına çekiliyor. Nokta 🙂
Bisiklet, uzun yıllar sadece bir çocuk oyuncağı ya da nostaljik bir gezi aracı oldu fakat enerji krizi ile birlikte, bir taşıtın kullanışlı olmasının yanı sıra ekonomik olmasının da önemi anlaşıldı. Ancak bisikletin atağa geçmesi için, 70’li yılları beklemek gerekti. 1974 enerji krizinden sonra, zamanın ABD başkanı Jimmy Carter, ulaşım ekonomilerinin araştırılması amacıyla bir komisyon kurdu. Araştırmaların hedeflerinden biri de, bisikletin kentlerde daha yaygın bir biçimde kullanılmasının sağlanmasıydı. Bu araştırmaların sonucunda ortaya çıkan sonuçlar çarpıcıydı Büyük kentlerde iş, ticaret, okul gibi günlük ulaşımların, aktif kentli başına oluşturduğu mesafe ortalama 6,4 km. idi ve bu kent içi ulaşım, tüm ulaşımın yüzde 40’ını oluşturuyordu. Bu durumda, aynı mesafe otomobil yerine bisikletle alınsaydı ne kadarlık bir benzin tasarrufu olurdu diye merak edildi ve yapılan hesaplara göre; toplam ulaşımın sadece üçte biri dahi bisikletle yapılmış olsaydı, bir yılda 9,5 milyar litre benzin tasarrufu sağlanacaktı. Yine aynı araştırmalar sonucunda anlaşıldı ki enerji kullanımı açısından bisikletle boy ölçüşebilecek yegane ulaşım aracı, trenler ve büyük gemilerdi. Elde edilen bu verilere yol maliyetleri de eklenirse sonuç daha da çarpıcı hale geliyordu Bisiklet, otomobilin ulaşımda kapladığı alanın 1/4’üne,otomobilin kapladığı park alanının 1/8’ine,otomobilin satın alma fiyatının 1/80’ine, otomobil bakım masraflarının 1/100’üne denk gelir ve bisiklet için vergi ödenmez Bir bisiklet yolunun yapım maliyeti, normal bir karayolu maliyetinin yüzde 10’una, otoyol maliyetinin ise yüzde 2’sine denk geliyordu. Bu olumsuzluklara ayrıca, hava kirliliği ve taşıtların her yıl doğaya attıkları, 60 milyon ton kullanılmış motor yağı gibi başka olumsuzlukları da eklemek mümkündür. Plansız gelişen kentlerde ulaşım temel sorunlardan başında yer almaktadır. Kentlerin mekansal gelişiminde insan odaklı değil otomobil odaklı çözümler üretilmiş, kentler yol, kavşak, köprü, viyadük vb. yapılarla şekillenmiştir. Bireysel araç kullanımını teşvik eden bu durum özellikle kent merkezlerinde yoğun bir trafik yükü ortaya çıkarmıştır. İnsanların ulaşım ihtiyacı uzun süreler ve yüksek maliyetlerle karşılanmaktadır. Özellikle büyük kentlerde, bir kangren haline gelen ulaşım sorunu planlamaya dayalı çağdaş ve yenilikçi anlayışlara ihtiyaç duymaktadır. Son dönemlerde özellikle batı ülkelerindeki kentler, bu arayışların sonucu olarak toplu taşıma, yaya ve bisiklet kullanımını teşvik etmeye, altyapısını oluşturmaya yönelmiştir. Az eğimli, düzlük arazilere sahip olan kentlerimizde bir ulaşım aracı olarak kullanılan bisiklet, hiçbir yasal ve teknik düzenleme, yapılmayarak rekreatif ve spor amaçlı bir aktivite olarak değerlendirilmektedir. Oysa dünya kentlerinde yaşanan örnekler, gerekli altyapı oluşturulduğunda bütün kentlerde bisikletin bir ulaşım aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Daha çok kısa mesafelerde kullanıma uygun olması ve olumsuz hava şartlarından etkilenme gibi bazı dezavantajlara sahip olmasına rağmen bisiklet kullanımının yaygınlaşması enerji tasarrufu, ulaşımda altyapı maliyetlerinin düşmesi, gürültü ve görüntü kirliliğinin, trafik yoğunluğunun azalması, yaralanma ve can kayıplarında azalma gibi faydaları beraberinde getirecektir. Gelişmiş ülkelerde ulaşım politikalarının giderek düşük altyapı maliyetli, çevreye az zarar veren, trafik yoğunluğunu düşürücü çözüm arayışları içerisinde, toplu taşıma ve bisiklet kullanımının teşvik edildiği görülmektedir. Bisiklet sadece kent içi ulaşım aracı olarak değil uluslararası bir ulaşım aracı olarak da değerlendirilmiştir. Avrupa kıtasının bütün yönlerini kapsayacak şekilde planlanan 12 adet Avrupa Bölgesel Ulaşım Rotası, kmsi yerleşim merkezlerinde olmak üzere toplamda kmnin üzerinde bisiklet yolları öngörmektedir. Ülkemizde, bisiklet ulaşımı bu rotalarla entegre uluslararası, şehirlerarası ve şehir içi bisiklet yolları olarak birbirine bağlı bir kademelenme içerisinde planlanmalıdır. Bisiklet, ülkemizde, uluslararası, şehirlerarası ve kent içi ulaşımda ihmal edilmiş, konuya ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Uluslararası ve Şehirlerarası nitelikte ki bisiklet yolları merkezi yönetim tarafından planlanmalı, uygulaması ve denetimi merkezi kurumlarca yapılmalıdır. Kentlerde yerel yönetimlerin hazırlayacağı ulaşım planlarında bisiklet, bir ulaşım aracı olarak toplu taşıma araçlarıyla enteğre olabilen, bütüncül bir ulaşım sistemi içerisinde tamamlayıcı parçalardan biri olarak değerlendirilmelidir. Bisiklet yolları için farklı ölçeklerde standartlar belirlenerek kademeli bir bisiklet yolu ağı oluşturulmalıdır. Kent dışı yollarda bisiklet için özel yollar düzenlenmeli, kent içinde ise yol çizgileri kaplama rengi farklılığı ve çeşitli işaretlerle tanımlı bisiklet yolları oluşturulmalıdır. Bisiklet yolları ve şeritlerini motorlu araç trafiğinin olumsuz etki ve tehlikelerinden uzak tutacak önlemler alınmalı güvenli bir seyir imkanı sağlanmalıdır. Bisiklet kullanımına yönelik trafik kuralları ve işaretler belirlenmeli, kurallar eğitim sistemi içerisinde yerini almalıdır. Bisikletlerin güvenli kullanımını sağlayacak belirli mesafe ve noktalarda bisiklet parkları oluşturulmalıdır. Bisiklet güzergahlarını gösteren haritalar hazırlanarak bisiklet duraklarında ve gerekli noktalarda sergilenmesi sağlanmalıdır. Kentimizin İl çevre düzeni planının hazırlandığı, nazım imar ve ana ulaşım planlarının buna göre revize edileceği bir dönemde yukarıda özetlemeye çalıştığımız bisikletle ilgili hususların dikkate alınmasını son derece faydalı olacağını düşünüyoruz.. Bisikletin Yaygınlaşması İçin Ne Yapılabilir? Özellikle topoğrafik yapısı uygun kentlerde bisiklet ulaşımını desteklemek üzere ilgili birimlerce, bisiklet yollarının analizi, teknik alt yapı ve yapım işlemleri uygulamasına hız verilebilir. Mevcut bisiklet yollarının tanıtımı yapılabilir ve bu yolların periyodik olarak bakımı sağlanabilir. Bir karayolu yapılırken yanına sadece 1,50 m. lik bir genişlik ilavesiyle ekolojik ulaşım desteklenebilir. Mümkün mesafedeki yerlere bisikletle gidilebilir. Otopark düzenlemelerinde, bisikletler için de özel park yerleri yapılabilir. * Aynı uygulama kamu kuruluşları, okullar ve özel şirketlerin park yerleri içinde de oluşturulabilir. Bisikletin avantajları otomobille karşılaştırılarak bisiklet ulaşımı özendirilebilir. Son olarak şu hususu da belirmekte fayda var. Bisiklet yolu yapmak kadar bisiklet kullanımını diğer araçlarla teşvik etmek de belediyelerin görevi olmalıdır. Bu Makale bazı kısımları Ziya Güney alıntı yapılmıştır.
bisikletle dünya turu nasıl yapılır