biz bu cumhuriyeti böyle kurduk

Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır. 1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında B. H., S. 251) EN GÜZEL Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına, Kurtuluş Savaşı'nın asil ve aziz milletine, "biz Cumhuriyeti böyle kurduk" diyen güzel yüreklere layık olmak çabasıyla Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. #29Ekim. 29 Oct 2021 Cumhuriyeti yaşatacak olan biziz. 29 Ekim 2021 Cuma. Cumhuriyetmizin kuruluşunun 98. yılı vesilesi ile, Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizsiniz” deyişi ile seslendiği gençlere ve hepimize, Cumhuriyet değerlerinin altını çizerek, önemini bir kez daha hatırlatmak istedim. Kuruluşundan bu yana, son 98 Bu mealde DTP temsilcileri her fırsatta “Bu devlet için beraber şehitler verdik; bu ülkeyi beraber kurtardık. Bu devleti beraber kurduk” demektedirler. Ne Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, ne de devletin kurucu felsefesi olan Türk Milliyetçiliği bu vatan için çarpışanları, şehit olanları etnik. Kağnı kamyonu yendi ama. Doğru mu? Doğru. Bu ülkeyi böyle kurduk biz. “Yapılamaz mümkün değil deneni” yaptık. Yunan, İngiliz, Fransız’ın paylaştığı bir ülkeyi kurtarmış Türk milletinden bahsediyoruz. Atatürk bu yola 10 kişi çıktı. 10 kişilerdi bin kişi oldular, bin kişilerdi milyon oldular. Böyle kurduk biz Meilleur Site De Rencontre Gratuit 2014. Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Uşak’a gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Uşak Valisi Funda Kocabıyık’ı makamında ziyaret etti. AK Parti Uşak milletvekilleri Mehmet Altay ve İsmail Güneş ile Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın eşlik ettiği Bakan Çavuşoğlu’na Vali Funda Kocabıyık tarafından Uşak kilimi ve Uşak'ta çekilen "Biz cumhuriyeti böyle kurduk" adlı fotoğrafın seramik hali hediye edildi. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nu valilikte karşılayanlar arasında bulunan Akın Yeniceli ile Çavuşoğlu arasında eğlenceli bir diyalog yaşandı. Akın Yeniceli'nin Ankara'ya koşarak geldiğini hatırlatan Bakan Çavuşoğlu, odanın içerisinde de koştuğunu ifade etmesi renkli anlar yaşanmasına neden ziyareti sonrasında Atatürk Kültür Merkezi'nde iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Çavuşoğlu, burada gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tüm dünyanın birçok sorun ile mücadele etmekte olduğuna dikkat eken Çavuşoğlu, “Bu sorunlarla mücadele edebilmek için güçlü olmamız gerekiyor. Bugün Ukrayna-Rusya savaşı ve etrafımızda yaşananlar bir kez daha gösterdi ki; biz başkalarının merhametine bırakılacak bir millet değiliz. Güçlü olmamız gerekiyor, kendi gücümüzün olması gerekiyor. Kimseye güvenmezsin. Güçlük olmak için de birlik beraberlik lazım. Sorunlar var, krizler var, savaşlar var, ırkçılık var, başka pandemiyle beraber ortaya çıkan sorunlar var. Tüm bu sorun ve krizler aslında ülkelerin, milletlerin, insanların ve girişimcilerin önüne fırsatlarda ortaya koyuyor. Bu fırsatları değerlendirebilmek için güçlü bir alt yapınızın ve vizyonunuzun olması lazım. Bugün Rusya üzerinden özellikle lojistik olarak taşınmayan ürünler, Türkiye’ye yöneldi. Buradan Balkanlara ve Doğu Avrupa’ya gidiyor. Yıllardır biz, birçoğunun eleştirdiği bu otobanları, köprüleri, tünelleri ve demiryollarını yapmasaydık, bu limanları inşa etmeseydik, bu fırsattan yararlanabilir miydik. Havaalanlarını inşa etmeseydik Türkiye bir hat, bir merkez, bir transit ülke olabilir miydi. Altyapınız ile her şeyiniz ile güçlü olmanız gerekiyor” diye konuştu.“Erdoğan, bu kadar güçlü bir lider olmasa böyle bir rol üstlenebilir miydi”Uluslararası sistemde sorunlar olduğunu, sistemin artık yetersiz kaldığını ve reformların yapılması gerektiğini savunan Bakan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü“Uluslararası sistemdeki sorunların çözümü için inisiyatif almanız lazım. Savaşları durdurmak için, barışı sağlamak için inisiyatif almanız lazım. Bunu yapabilmeniz için de dengeli ve adaletli olmak lazım. İnsani konularda hassas olmak lazım. Girişimci ve insani dış politikanızın ön plana çıkması lazım. İşte Rusya-Ukrayna savaşında her iki taraf ile de eşit bir şekilde iletişim kurabilen ama bunu yaparken de ilkeli davranan, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen, Rusya’nın saldırısını kabul etmeyeni, hemen savaştır’ deyip Montrö Sözleşmesi’ni harfiyen uygulayan ama diğer taraftan da Bu savaşı artık sonlandırmamız lazım’ diyerek, liderler düzeyinde, dışişleri bakanları düzeyinde, müzakereciler düzeyinde bu denli işin içerisinde olabilen bir ülke var mı? Recep Tayyip Erdoğan, bu kadar güçlü bir lider olmasa, bu dostlukları bugüne kadar inşa etmese, böyle bir rol üstlenebilir miydi? Onun çalışma arkadaşları bizler, bunu yapabilir miyiz, bir araya getirebilir miyiz? Biz Her şeyi biz çözeceğiz’ demiyoruz ama samimi çaba sarf etmemiz lazım. Bunun için bir birikim lazım. Biz köklü bir devlet anlayışının yeni nesilleriyiz” Şimdi dikkat lütfen! Güzelyalı Mahallesi meydanında bulunan Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelinin kaidesine bizlere ders ve nasihat olan sözlerinden birisi olan “Cumhuriyeti biz kurduk onu yaşatacak ve yükseltecek olan sizlersiniz” yazımak istemişler. Anvak bu kıymetli söz, kaidede “Cumhuriyeti biz kırduk onu yaşatak sizlersiniz” diye yer almış. Böyle önemli bir sözün tam olarak yazılmamış olması bir noktanın eksikliğinin dahi kabul görmediği günümüzde bence hiç de yakışık alan bir durum değil. “Kaidele Ayrıca kaidenin sağında ve solunda bulunan çiçek yuvalarının çöplük olarak kullanılmasındaki ahlaksızlık için de bir şey diyemiyorum!KAPRİSLİ SU MAZGALI!Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan iş insanı Nazlı Gençtürk “Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi Selvili Cadde üzerinde bulunan yağmur suyu mazgalı sel halinde gelen yağmur suyunu kabul etmiyor. Yağmur suyu mazgalının bu kaprisi kime acaba? !” diyor. BUSKİ’nin dikkatlerine…BİR YIL OLDU DA…Zanaatkâr okurumuz Yılmaz Deniz, özetimle bakınız ne diyor “İstanbul Caddesi üzerinde, İstanbul Caddesi Osmangazi ilçesi Durağı tanımlı alan yanındaki bozuk zeminin akıbeti ne olacak? Bir yıl oldu da…”DOĞRUYU GÖSTERMEYEN…Kestel ilçesi Dudaklı Mahallesi sakinlerinden olan okurumuz Ali Osman Öztürk “Mahalle olarak güncellenen köyümüzde mahalleliğe uygun olan pek bir şey bulamıyoruz. Belediyemizin sunduğu en önemli icraatlardan birisi olan saati köyümüzün meydanına dikeli yıllar oldu! Bir kez dahi doğru zamanı göstermedi. Mahalle olan köyümüzden selamlarımızla…” diyor. Yapmayın Osman Öztürk, yapmayın. O saat her gün iki kez muhakkak doğru zamanı göstermiyor mu? Gösteriyor. Öyle ise lütfen bu kadar sert olmayın!HÜRRİET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYORBüyükşehir Belediyesi“ Çınarlı Caddesi’nden bir davet daha’ başlıklı yazınız, ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. İlgi yazınızda belirtilen Nilüfer İlçesi Çalı Mahalle Çınarlı Caddesinin yapım, bakım ve onarımı Nilüfer Belediyesi görev ve sorumluluk alanında bulunmaktadır. Bilginize sunar, iyi çalışmalar dileriz. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI” Gazetelerde yer alan ilanlarına kadar her şeyiyle sahte bir cumhuriyet bu!HAKSÖZ-HABER Adettir bayramlarda kurum ve kuruluşlar ilan verirler. Özellikle 23 Nisan, 29 Ekim, 10 Kasım gibi günlerde ise bu ilanlar, reklamlar “günün anlam ve önemi”ne uygun olarak yeniden şekillendirilir, çoğu zaman yaratıcılık hissinin sınırları zorlanır. Ve zaman zaman ortaya bir hayli absürt sonuçlar çıkar. Örneğin 10 Kasım’da medya takibi ile uğraşan bir kuruluşun “takipteyiz” demesi gibi ya da bugün gazetelerde yer alan bir tavuk firmasının reklamındaki “Atatürk o tavuğu niye yemedi?” sorusunda olduğu gibi. Özel kuruluşların saçmalık ya da yalakalık dozu yüksek ilanlar vermesi çok garip değil ama kamuyu temsil etme iddiasındaki bir belediyenin resmen yalan olduğu aşikâr bir görüntüyü reklam etmesi ayıp sıfatından fazlasını hak ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bugün bazı gazetelerde yayınlanan ilanı bu duruma açık bir örnek oluşturuyor. Görüntüleri, kıyafetleri birbirleriyle tezat arz eden bir grup insanın ellerinde taşıdıkları “Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık!” pankartlı resmi bir kez daha gözümüzün içine sokuluyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi cumhuriyet sevinç ve mutluluğunu ve de onurunu paylaşmak için Uşak’ta bir köyde 1933 yılında çekildiği bilinen bu resme müracaat etmiş! Tek kelimeyle garip ve de saçma bir fotoğraf üzerinden ne mesaj verilmek istenmiş anlamak kolay değil ama sömürgeci sahipler ve köleleri türünden bir kompozisyon arz eden bu resmin Cumhuriyet olgusunu iyi özetlediği söylenebilir. Bir kısmının tepesine garip şapkalar geçirilmiş köylü kıyafetli insanlar arasında balodan fırlayıp gelmiş gibi duran bir belediye başkanı cumhuriyetin yönetici sınıflarının bir simgesi gibi duruyor. Şüphesiz siz Cumhuriyeti bu insanlarla ve böyle kurmadınız ama Cumhuriyet adı altında kurduğunuz askeri dikta rejiminde bu halk ile siz seçkinler arasında hep bu mesafe var oldu. Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı, yemin töreni için hazırlattığı ve üzerinde savaşa giden 15 yaşındaki öğrenciler, Çanakkale Savaşı'nda tamamı yok olan 43'nücü Alay'a bağlı askerler ve Atatürk'ün Albay rütbesinde cephede çektirdiği fotoğrafın bulunduğu davetiyeler ilgi gördü. Fotoğraflar afiş haline getirilerek yemin törenine gelen ailelere 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nın 313. Kısa Dönem Er yemin töreni için hazırlattığı davetiyede kullanılan fotoğraflarla Cumhuriyet'in kuruluş sürecine dikkat çekildi."Biz Bu Cumhuriyeti Böyle Kurduk" başlıklı beş fotoğrafın bulunduğu davetiyede Cumhuriyet'in kuruluşu öncesi savaşa giden 15 yaşındaki öğrenciler, Çanakkale'de tamamı öldürülen 43. Alay'a bağlı askerler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Albay rütbesiyle cephedeyken çekilmiş bir fotoğrafı yer davetiyede ayrıca yabancı bir derginin 1945'te Taksim'deki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ilişkin yorumu ile bir de öykü yer konusu davetiye afiş haline getirilerek yemin törenine katılan bin kadar vatandaşa hediye edildi.ANKAHM-ÇAĞ Haberler Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 98. yıl dönümü, bugün çeşitli etkinlikler ve organizasyonlarla Türkiye'nin dört bir yanında kutlanıyor. Sanat, spor ve siyaset camiasından pek çok isim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na yönelik paylaşımlar yaparken; Cumhuriyet'in simgelerinden biri olan "Cumhuriyet'i biz böyle kazandık" fotoğrafının hikayesi yeniden gündeme meşhur fotoğrafın hikayesini; yapımcı, oyuncu ve senarist Gülse Birsel 2015 yılında yazmıştı. Fotoğraf, Uşak'ın ilk fotoğrafçısı Foto Kazım diye bilinen Kazım Özler tarafından çekilmişti. Dedesinin Kurtuluş Savaşı'nda savaştığını ve 4 madalyasının olduğunu kaleme alan Gülse Birsel, o fotoğrafın hikayesini "Uşaklı bir ailenin hikâyesi... Benim ailemin..." başlıklı yazısında şöyle anlatmıştı“Cumhuriyet'i biz böyle kazandık’ başlıklı, Kurtuluş Savaşı'nın sembollerinden biri haline gelmiş bu meşhur fotoğrafı biliyorsunuz. Bu fotoğraf 1933 yılında çekilmiş. O yoksul, Cumhuriyet'i küçük imkânlar ama gururla kutlayan şehir, Uşak. Yani babamın babası, yani dedem, İstiklal Savaşı'nda 4 madalya almış Asım Bey. O zaman Kurtuluş Savaşı'nda mücadele edenlere çokça dendiği gibi, lakabı Mücahit Asım’. Cihat’ kelimesinin şimdi Ortadoğu'da olduğu gibi üzerine bomba bağlayıp masum insanların ortasında patlatmak için kullanılmadığı, bu vatanın bağımsızlığı için mertçe savaşmayı ifade ettiği 33 kurşun deliği olan bir pelerini var, ilginç bir savaş anısı olarak sonradan Tarih Kurumu'na bağışlanmış.""O GÖRDÜĞÜNÜZ SİYAH CEKETLİ ADAM...""Fotoğrafın ilginç ve benimle ilgili hikâyesine gelelim 1933 yılının Cumhuriyet Bayramı'nda çekiliyor. Uşak'ın ilk fotoğrafçısı Hüsnü Kazım Özler tarafından. Babamın deyimiyle 'Foto Kazım'.Fotoğrafta gördüğünüz siyah ceketli, kravatlı adam, babamın kuzeni! Dedem Mücahit Asım'ın eşinin yani babaannemin dayısının oğlu Kamil Kabalak. Uşak o zaman Kütahya'ya bağlı bir ilçe ve Kamil Bey de o ilçenin belediye başkanı."FOTOĞRAF NASIL BULUNDU?“1990'ların başında babam bu fotoğrafı evde buluyor! Resimdeki kuzeni Kamil Kabalak'ın oğlu Hasan Kabalak'a, Ankara'ya yolluyor. Onlar da Genelkurmay Başkanlığı'nın arşivine gönderiyorlar. Fakat arşive yanlışlıkla Ankara'da 1929'da çekilmiş diye kaydediliyor.”“2007 yılında, fotoğraftaki Kamil Kabalak'ın yeğeni, maalesef çok yakın zamanda rahmetli olan Tuğgeneral Zeki Güngör, dayısının bulunduğu resmi, bir askeri tesiste "Ankara–1929" yazısıyla görüyor. Düzeltilmesi için dava açıyor. Fotoğrafın Uşak'ta çekildiği tespit ediliyor.”

biz bu cumhuriyeti böyle kurduk